Bundan 22 ay öncesine kadar insan hayatının nasıl değiştiğini ve hayatına nasıl yön verilebileceği hakkında hiçbir fikri olmayan karınca o günü kendince milat ilan etmişti.
Bu milat onun hayatını 2 bölmüştü. G.F den öncesi ve G.F den sonrası diye
Milat sonrası onun hayatında oldukça önemli gelişmeler yeralmıştı ; yakaladığı başarılar, mutluluklar- mutluluk anlayışı, zamanın ne kadar önemli olduğu, geçirilen her saniyenin geri gelmeyeceğini bilmenin ne kadar acı olduğunu, hayat üzerine nasıl düşünülebileceği gibi kavramları, duyguları vs. onun anlamasını sağlamıştı. Başarma duygusunu sayesinde öğrenmişti.
Onun kendisine kattığı duyguları, kendisi için ne kadar önemli olduğunu ona belli edemiyordu. Duyguları kendi bedeni içerisinde hapsolmuştu. Dışarı yansıtmak yerine onun içinde bir yerlerde saklanıp kalmıştı. Sanki hiçbir zaman çıkmayacakmış gibi orda saklıyordu. Duygularını saklandığı yerden çıkarıp ebelemesi gerekiyordu. Günler geçtikçe ebelenemeyen duygular karşı tarafa zarar vermeye başlamıştı. Başlamıştı ve o bunun farkına varamıyordu. Günler onun alehine akıp gidiyordu. Değiştirilmesi gereken davranışlar vardı. Çabuk olmazsa elinde avucudunda ne varsa akıp gitmek üzereydi, gitmeye başlamıştı belkide .
Akıp gitmeye başlayan duyguları geri getirmek kolaymıydı peki? Değildi
Kalp acımıştı bir kere. Ama çözümü olmalıydı. Her şeyin başlangıcı gibi düzeltmeninde en başında sessizlik olmalıydı. Dalgasız bir deniz gibi durgun olmalıydık. Çözüm o zaman daha kolay olabilirdi.
Sensizlik, sessizliğin kulakları sağır edercesine patlamasıydı. Bu ana gelmemek için her şeyi yapmaya hazırım. Benim nasıl düşündüğümü benden daha iyi bilen bir insanı nasıl üzebilirsin? tabiî ki kendini çiğneyerek. İşte ben kendimi çiğnemeye başlamak üzereyken her şeyin farkına vardım.
Seni çok seviyorum Seninle tanıştığım için çok mutluyum. seninle tanışma dönümüm veya senin içinde öyleyse dönümümüz kutlu olsun